Veba hastalığı, nam-ı diğer kara ölüm : 1346’ların Biyolojik Silahı

Orta çağ yıllarına geldiğimizde dünyada insanlar büyük bir virüsle karşı karşıya kalmıştı. Veba hastalığı, nam-ı diğer kara ölüm. Geçmişte tarihin ilk biyolojik silahı olarak kullanılmıştır.

Veba hastalığında olduğu gibi, insanoğlu tarihi boyunca hastalıklarla savaş vermiştir. Her zaferinin ardından hastalık getiren virüsler mutasyona uğrayıp daha sert bir şekilde karşımıza çıkmıştır. Bunlardan biride üzerinde duracağımız veba hastalığıdır.100 yıl önce veba hastalığı ile sınanan insanoğlu günümüzde ise Covid-19 isimli virüs ile savaşını sürdürmektedir.

Orta çağ yıllarına geldiğimizde dünyada insanlar büyük bir virüsle karşı karşıya kalmıştı. Veba hastalığı, nam-ı diğer kara ölüm. Bu hastalığın merkezi Çin’in Wuhan kenti olduğu iddia edilse de Güney Asya’dan çıktığı bilinip tam konumu bilinmemektedir. O dönemlerde İpek Yolu aktif bir şekilde kullanıldığı için hastalığı çok hızlı bir şekilde yayılmıştır.  

VEBA SALGININDA DOKTORLARIN TAKTIĞI
VEBA SALGININDA DOKTORLARIN TAKTIĞI

Veba Hastalığı Tüm Dünyaya Nasıl Yayıldı?

Cengizhan’ın ölümünün 100 yıl ardından Moğollar halen dünyanın süper gücü halindeydiler. Hastalıktan ilk ölen kişi de Moğol İmparatorluğu’ndan Kutluk adında Hıristiyan bir kişi olduğu iddia edilmektedir. Kutluk’un ölümünün ardından doktorlar ölüme bir tanı koyamıyorlar ve ölümlerin hızı da yavaş yavaş artmaya başlıyor. Hastalığa neden olan bakteri “Yersinia Pestis” isimli bakteridir. Hastalığın birden fazla belirtileri vardır. Hastalığı taşıyanlar ise yüksek oranda pireler ve farelerdir.

VEBA SALGINI ZAMANI SANAT
veba SALGINI ZAMANI SANAT

Tarihler 1340’lara geldiğinde bir Türk-Moğol devleti olan Altınorda Devleti’nin hükümdarı Cengizhan’ın torunu Cani Bey, Karadeniz’in kuzeyinde Kırım Yarımadasında ki Kefe şehrini kuşatmıştır. Şehir o dönem dünyanın en iyi denizcilerinden sayılan Ceneviz’in elindedir. Cenevizlilerin elinde bulunan şehre, yüksek savunama hattı kuruluyor. Surları geçemeyen Cani Bey yeni yollar aramaya başlıyor. Kuşatma sırasında Cani Bey’in ordusunun yarısına yakını vebadan dolayı ölüyor. Bozguna uğramak üzere olan Cani Beyin aklına dahiyane ama bir o kadar da ismi gibi canice bir fikir geliyor. Cani Bey hastalıktan ölen askerlerini mancınıklarla kuşatılan şehre fırlatmaya başlıyor.

Ceneviz halkının üstüne günlerce süren ceset yağmuru sonrası kısa zaman içerisinde hastalık etkisini göstermeye başlıyor. Ceneviz halkı hızla vebadan ölmeye başlıyorlar. Sağ kalan kısım ise hızlı bir şekilde gemilerle şehri terk etmeye başlıyorlar. Ardından şehir Cani Bey’in eline geçiyor. Altınorda Devleti istediğini almış oluyor.

Veba Hastalığı ve Kefe’den Avrupa’ya Yolculuk

Kefe’ye Cani Bey tarafından yapılan hastalıklı ceset saldırısı sonrası Ceneviz halkı Avrupa’ya kaçıyor. Ceneviz halkında veba hastalığını öğrenenler denizcileri limanlarından kovmuştur. Hastalığı taşıyan gemiler istenmeyen ilan ediliyor. Ardından hızlı bir şekilde Avrupa’da yayılmaya başlayan veba Avrupa’nın 3’de 1’ini, dünyada ise yüz milyon ölüm sayısına ulaşmıştı. Sal uğradığı kentler ölü kent haline geliyordu. Salgın yüzünden sokaklar hayvanların parçaladığı hayvanlarla dolu, tarım yapılamadığı için kıtlık boy vermiş, herhangi dini ayinler yapılamaz hale gelmişti.

Biyolojik silah olarak Yunan, Mısır, Galya ve Roma gibi milletlerde kuyuları zehirleme durumları görülürdü. Yalnız bu durumlar sadece savunma durumunda uygulanan bir hareketti. Biyolojik silah ilk defa saldırı olarak Cani Bey tarafından kullanılmıştır.

Günümüzde karantina kelimesi ise Venediklilerin şehirlere gelen gemileri salgın hastalık nedeniyle 40 gün bekletmesinden gelmektedir. Cani Bey’in ismi ise “cinayet işlemiş olan kimse, cana kıymış kimse” anlamına gelmesi ise insan ufak da olsa düşündürmektedir. Bu olay tarih defterlerine kanlı bir imza ile not alındı.

İslam Sanatı’nın İlk Nirvanası: Kubbet’üs Sahra yazımıza göz gezdirebilirsiniz.

Yazar/Behçet ÇOBAN

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

SAMARRA (SÂMERRÂ): TÜRKLER İÇİN YAPILAN ŞEHİR

Sonraki

Teknokrasi ile Yönetilmeye Ne Dersin?