Çehov Tarzı Hikaye Gerçekten Durum Hikayesi midir?

Durum hikâyeleri; olayın değil, günlük hayatın içinden seçilen bir kesitin etrafında şekillenen hikâyelerdir. Bu yazıda Çehov tarzı olarak da bilinen durum hikâyesinin genel özelliklerini, ismini bu türle birlikte andığımız Anton Pavloviç Çehov ’un hikâyeleri üzerinden irdeleyip soracağız: Çehov tarzı hikaye gerçekten durum hikayesi midir?

Durum hikâyesi sıradan insanların yaşamından bir kesit işler:

Bu tanıma uymayan en belirgin örneklerden biri, Çehov’un Prenses isimli hikâyesidir. Prenses; Vera Gavrilovna adında, geniş ve verimli topraklar üzerinde birden fazla serfliğe sahip bir prensesin duygudurum değişimlerini işler. Prenses Gavrilovna, daha önce emri altında çalışmış olan bir doktorun acımasız eleştirileriyle hayata bakışını sorgular ve derinden sarsılır fakat bu ruh hâli yalnızca bir gece sürecektir. Ertesi günü Prenses, hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam eder.

Prenses adlı hikâyede olduğu gibi, Bahis hikâyesinde de baş karakter toplumun üst tabakalarındandır: Bu hikâye bize, zengin bir bankerin hayatından kısa bir kesit sunar. Korku, Peçenek, Aşk Üzerine, Görevde adlı Çehov hikâyelerinin karakterleri de toplumsal hiyerarşinin üst tabakalarından olan veya topluma yön verebilecek sıradan olmayan insanlardandır.

Durum hikâyesinde konular, günlük yaşamın içinden seçilir:

Çehov hikâyelerinin de birçoğu günlük yaşamın içinde geçer. Fakat bu hikâyelerde dönemin siyasal ve toplumsal olaylarının derin izlerini görürüz. Rusya’nın İsveç, Polonya ve Osmanlı Devleti ile yapmış olduğu çatışma ve savaşlar, toprak reformu, yargı reformu, sanayinin geliştirilmesi çabaları, salgın hastalıklar; bu hikâyelerdeki konuları şekillendiren ve hikâyelerde karakterleri belki de en fazla etkileyen olaylardır. Peçenek, Köylüler, Nişanlı Kız gibi pek çok hikâyede temel çatışma unsurunu belirleyen, döneme damgasını vuran olaylardır.

Bu hikâyelerden Peçenek; bir zamanlar Kafkasya’da çarpışmış bir emekli Kazak subay ve eşinin, oğullarını okula veremedikleri için askere alınmalarından duydukları korkuyu işler.

Durum hikâyeleri bir olay üzerine kurulmadığı gibi, bu hikâyelerde mekan üzerinde de durulmaz:

Çehov tarzı hikâyeler için bunu söyleyebiliyorken, herhalde mekan üzerinde şekillenen Çukurda gibi Çehov hikâyelerinin varlığını unutuyoruz. Bu hikâyenin daha ilk cümlelerinde hikâyenin de adını belirleyen çukur bir coğrafyada bulunan köyün tasviriyle karşılaşıyoruz:

Çukur bir yerdeydi Ukleyevo köyü. Öyle ki, şoseden de, demiryolu istasyonundan da yalnızca çan kulesiyle basma atölyelerin bacaları görünürdü.

Çukurda-anton çehov

Köy-kent çatışmasının işlendiği bu hikâyede köye ve kente ait daha birçok betimleme örneğine rastlarız. Örneğin:

Güneş batmıştı. Dereden, kilise avlusundan, atölyelerin yakınındaki çayırdan süt gibi beyaz, kesif bir sis tabakası yükseliyordu. O anda, karanlık çevreye hızla yayılırken, aşağında yer yer ışıklar yanarken, sis her şeyi altından dipsiz bir uçurumu saklıyormuş gibi örterken (…) Lipa ile annesi belki de, bu uçsuz bucaksız esrar dolu dünyada, bu sayısı bilinmeyen insanların arasında kendilerinin de birer varlık olduklarını, onlardan küçüklerin de bulunduğunu düşünüyorlardı.

çukurda-anton çehov

Çukurda isimli hikâyede olduğu gibi mekan çevresinde gelişen, mekanın en önemli unsur olduğu veya mekan tasvirlerine sıklıkla başvurulan Önemli Bir Olay, Besleme, Sürgünde, Korku, Görevde gibi pek çok Çehov hikâyesi bulunmaktadır.

Durum hikâyesinde serim, düğüm, çözüm düzenine uyulmaz:

Durum hikâyelerinde olduğu gibi pek çok Çehov hikâyesinde de olaylar sonuçlanmadığı, çözümlenmediği ve hikâyenin sonunda kesin bir mesaj çıkarmak zor olduğu için bu hikâyelerin birçoğunda çözüm kısmı yer almaz. Bu durum her ne kadar bizi bu hikâyelerde serim, düğüm, çözüm düzenine uyulmadığı sonucuna götürse de, bu düzene uyan Çehov hikâyelerinin sayısı hiç de az değildir. Birkaç hikâyeyi bu bağlamda inceleyelim:

Elçi

Serim: Daire çalışanlarının, öfkelerini dile getirip hep birlikte müdüre başkaldırma kararı almaları

Düğüm: Aralarında sözcü olarak Dezdemonov’u seçip müdürün odasına göndermeleri ve müdür ile Dezdemonov arasında geçen konuşma.

Çözüm: Bir başkaldırının sözcülüğünü yapmak üzere müdürün odasına giren Dezdemonov’un müdüre borçlanarak odadan çıkması sonucu, “başkaldırmanın sakıncalı bir şey olduğuna” karar vermesi.

Bukalemun

Serim: Olayın geçtiği pazar alanının tasviri.

Düğüm: Elini köpek ısıran Hryukin, köpeği yakalayıp bekçi Oçumelov’a getirir. Oçumelov köpeğin öldürülmesine karar verir fakat köpeğin sahipsiz mi yoksa generalin köpeği mi olduğunu anlamaya çalışır.

Çözüm: Kalabalıktan bir kişi köpek için, “Geçenlerde bize konuk gelen generalin kardeşinindir.” der ve köpek, öldürülmekten kurtulur.

Aşçı Kız Evleniyor

Serim: Mutfağı gözetleyen Grişa isimli küçük bir kız çocuğunun gözünden mutfağın ve içindeki kişilerin tasviri.

Düğüm: Aşçı kız Pelageya’ya görücü gelir. Pelageya bu adamla evlenmek istemez. Annesine, evin hanımına ve evin diğer çalışanlarına karşı çok direnir fakat mağlup olur ve evlendirilir. Evde nikâhları kıyılır ve küçük bir düğün tertip edilir.

Çözüm: Evlerinde çalışmaya devam eden aşçı kızı ve evlendiği adamı gözlemleyen Grişa, aşçı kızın önceden özgür olduğunu fakat şimdi bu adamın onu kısıtladığını ve parasını elinden aldığını görür. Zavallı Pelageya’nın bir kurban olduğunu “çocuk aklıyla” fark eder ve ona acır:

Kızcağızın her şeyine karışma hakkını bir yerden almıştı bu adam. Parası bile onundu artık! Grişa üzülüyordu. İnsan zorbalığının bu zavallı kurbanını okşamak, sevmek istiyordu. Kilerdeki elmalardan en büyüğünü seçip, parmaklarının ucuna basa basa mutfağa gitti, Pelageya’nın eline sıkıştırdı elmayı, bir şey söylemeden döndü, koşarak odasına gitti.

Aşçı kız evleniyor-anton çehov

Bayramda, Kabuğuna Sinmiş Adam, Kötü Niyetli, Komşular, Köpeğiyle Dolaşan Kadın gibi pek çok hikâyede de serim, düğüm, çözüm düzenine uyulduğunu söyleyebiliriz.

Durum hikâyelerinde merak ve heyecandan çok, duygu ve hayallere yer verilir:

Her ne kadar romanlardaki heyecanı ve sürükleyiciliği hikâyelerde, özellikle durum hikâyelerinde ve adını durum hikâyeleriyle andığımız Çehov hikâyelerinde bulamasak da merak ve heyecan unsurunun ön planda olduğu pek çok Çehov hikâyesinden söz etmek mümkün.

Volodya adlı hikâyede Nütya ile Volodya ilişkisinin seyrini merak eder; Doktorun Karısı hikâyesinde de Nikolay Yevgrafıç’ın, eşi Olga ile veda konuşması yaparkenki heyecanına ortak oluruz. Belki de bizi asıl heyecanlandıran, hikâyenin bu noktada Olga için yeni bir serüvenin başlayacağını düşündürmesidir. Arabada adlı hikâyede ise bahsi geçen araba oldukça bozuk ve tehlikeli bir yolda ilerlemektedir. Bu durum bize hikâyenin başından sonuna kadar hep arabanın ve içindekilerin akıbetini merak ettirir.

Aşk Üzerine, Gusev, Siyahlar Giymiş Keşiş, İonıç, Yeni Yazlık gibi birçok hikâyede de heyecan ve merak unsurları ön plandadır.

Bu incelemenin ve karşılaştırmanın sonunda tekrar soralım: Durum hikâyesi gerçekten Çehov tarzı hikâye midir? Yoksa bizler; bir şeyleri isimlendirirken de, istisnaları belirlerken de, genelleme yaparken de fazla mı aceleci davranıyoruz…

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

Hem Real Madrid Hem Barcelona Forması Giymiş En iyi 5 Futbolcu

Sonraki

Kurgusal Bir Ütopya: SCP VAKFI