Büyük Selçuklu Sarayları

Tirmiz Hükümdar Sarayı

Karahanlı, Gazneli ve Selçuklular tarafından kullanılmıştır. Leşker-i Bazar gibi bu sarayda da koruma duvarları bulunmaktadır. Merkezinde bulunan yapının içerisinde eyvanlı bir taht salonu bulunmaktadır ve bu taht salonunun benzeri yine Leşker-i Bazar‘da bulunmaktadır. Tirmiz Hükümdar‘da en gösterişli ve en süslemeli bölüm taht salonudur. Selçuklular tarafından kullanılmaya başlandığında Selçukluların kendi zevklerine göre küçük değişiklikler yapılmıştır.

TİMİZ HÜKÜMDAR SARAYI

Rey Sarayı

 Rey’de yapılan kazılar yayımlanmadığı için detaylı bilgiye sahip değilizdir. Kazı çalışması yürüten arkeologlar Sasani dönemine yoğunlaştığı için Selçuklu kalıntıları detaylı incelenmeden kaldırılmıştır.

19. yüzyılda özellikle oryantalizme olan ilginin artmasıyla beraber İran yağmalanıyor. Çeşitli arkeolojik define amaçlı kazılar sebebiyle birçok yerde kazı çalışması yapılıyor ve bu kazılardan ele geçirilen eserler batıya götürülüyor. Bunlar içerisinde bulunan buluntulara baktığımızda Amerika’daki, Avrupa’daki müzelerde sergilenen Selçuklu dönemi eserleri bulunuyor. Bu eserler Selçuklu sultanı II. Tuğrul dönemine ait söylenilen Rey’de tarihlendirilen görevli kişilerin stuko heykelleri,  Hamedan’dan bulunmuş oraya ait bir panel, Selçuklu stuko parçası Türk tipi dediğimiz badem gözlü ay yüzlü tipler şeklinde heykeller, alçı stuko heykellerdir.

Kasr El – Banat

Suriye’de Rakka şehrinin surları içinde kalan bu saray 12. yüzyıla tarihlendirilmektedir.

Bizans hakimiyetinde ki şehir, 639’da Araplar tarafından zapt edilince adı, “sel yatağı” anlamında Rakka olmuştur. Emevi halifesi Hişam Abdülmelik Orta Çağ kaynaklarına göre burada iki saray yaptırmıştır.

Daha sonra Abbasi halifesi El-Mansur şehre “El-Refika” adını verdi. Bir süre sonra burası Harun-er-Reşid’in ikametgahı olmuştur.

Selçuklu Atabeği 1146-1173 yıllarında hüküm süren Nureddin Mahmud (Zengi), bu yapıyı kendi sarayı olarak yeniletmiştir.

KASR EL – BANAT SARAYI
Kasr El – Banat SARAYI

Bugün modern şehrin genişlemesi ve kalıntılarının hemen yakınına yeni binalar yapılmasıyla dar bir alana sıkışıp kalmıştır.

Yapılan kazılarda, orta avluya açılan tonoz örtülü eyvanlarıyla İç Asya ve İran’da izlenen geleneksel merkez, plana sahip bir saray kalıntısı ortaya çıkmıştır. Bugün saray kompleksinde görülebilen duvarlar, kemerler yeni tuğlalarla restore edilmiştir. Özgün kalabilen tek eğik duvar kalıntısının üç kat sıvalı olduğu görülmüştür. Bazı mukarnaslı ve kemerli niş kalıntıları, restore edilen duvarlara yerleştirilmiştir.

Kazılar sırasında 13-13. yüzyıla ait Rakka fırın kalıntıları ile bulunan sır-altı ve lüster seramik parçalarının çoğu ne yazık ki dağılıp kaybolmuştur. Bunların figüratif stili Kaşan örneklerini akla getirmektedir.

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse İslam Sanatı’nın İlk Nirvanası: Kubbet’üs Sahra yazımıza bakabilir. Ayrıca bizi Instagram ve Twitter’dan takip edebilirsiniz.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

Gagavuzya'da Ortodoks Kardeşlerimiz Gagavuzlar (Gökoğuzlar)

Sonraki
güven

Neden kimse kimseye güvenmiyor?