Black Dahlia Cinayeti

Dünyanın en bilinen çözülememiş cinayetlerinden biri Black Dahlia cinayetidir.
Black Dahlia Cinayeti

15 Ocak 1917 tarihinde bir kadın, iki yaşında olan kızıyla birlikte Los Angeles, California’daki Leimert Parkı’nda gezmeye çıktı. Yürürken yerde terkedilmiş manken sandığı bir şey gördü. Biraz daha yaklaşınca bunun bir kadın cesedi olduğunu farketti. Kızını alıp, en yakındaki telefona koşarak polise haber vermeye gitti. Bu meşhur Elizabeth Short (Black Dahlia) cinayetinin başlangıç hikayesiydi. (Grafik betimleme içerir.)

22 yaşındaki Amerikalı oyuncu Elizabeth Short’un bedeni ortadan ikiye bölünmüş ve vücudundaki kan tamamıyla boşaltılmıştı. Yüzü, günümüzde Glasgow veya Joker gülümsemesi olarak bilinen şekilde, ağzının iki tarafından kulaklarına kadar kesilmişti. Bazı deri bölümleri, tüm olarak vücuttan ayrıldığı için göğüslerinde ve baldrılarında kesikler ve morluklar mevcuttu. Bağırsakları çıkarılıp düzgünce kalçasının altına yerleştirilmişti. Vücudundan kesilen etler düzgünce küp küp kesilip cesedin yanına bırakılmıştı. Vücut öldürüldükten sonra yıkanmıştı. İkiye ayrılmış vücut özellikle eller kafasının altında, bacaklar açık şekilde poz verdirilerek parka bırakılmıştı.

Yapılan otopsi sonucunda yaralarından ve yüzüne aldığı darbeler sebebiyle oluşan beyin kanamasından öldüğü belirlendi. Tecavüze uğradığını düşündürecek bulgulara da rastlandı. Alınan parmak izi, yasal olmayan yaşta alkol tüketmekten tutuklandığında alınanlarla eşleştiği için kimliği tespit edilebildi. Kimliği tespit edildikten sonra bazı gazeteciler, annesi Phoebe Short ile temasa geçip kızlarının bir güzellik yarışması kazandığını ve onlara uçak bileti alabileceklerini söylediler. Alabildikleri kadar kişisel bilgiyi aldıktan sonra annesine kızlarının öldüğünü söylediler. Gazeteler ayrıca Elizabeth Short’un dar eteğinden ve bluzünden bahsederek onun bir telekız olduğunu iddia etti ama bu hiçbir zaman kanıtlanamadı.

Medya onu siyah saçlarından ötürü, Short’un ölümünden bir yıl önce çıkan noir tür The Blue Dahlia filmine ithafen Black Dahlia olarak isimlendirdi. Onun hikayesi daha çok Hollywood’a oyuncu olma hayaliyle gidip, yaptığı her işi (garsonluk) bu amaca yönelik bir araç gibi gören bir kadının hikayesiydi. Zorlu bir hayatı olmuştu. Evlenmeyi düşündüğü asker sevgilisi savaşta ölmüş ve babasını uzun süre ölü sandıktan sonra hayatta olduğunu öğrenmişti. Ölümünden sonra kişisel hayatı da, cinayeti gibi sansasyonel bir hale geldi.

Elliye yakın erkek ve kadın, katil olduğunu iddia ederek polise gitmesi, polisin suçluyu belirlemesini çok zorlaştırdı. Yıllar boyunca çok sayıda şüpheli vardı, ancak hiçbir zaman kimseyi suçlayacak yeterli kanıt yoktu. Cinayet ve diğer cinayetlerle nasıl bağlantılı olabileceği konusunda çok sayıda teori vardı. Bazı dedektifler, Cleveland Torso Cinayetleri’ni işleyen aynı kişinin Elizabeth Short’u da öldürdüğüne inanıyordu. O zaman geçerli olan başka bir teori, Short’un cinayetinin Lipstick Cinayetleri‘yle bağlantılı olduğuydu.

Pek çok kişi, cinayetin çözülmemiş olmasının ana sebebinin medyanın soruşturmaya müdahalesinden kaynaklandığına inanıyor. Memurlar ve dedektifler, muhabirlerin delillerin üzerinde yürüdüklerini ve ofislerine yapılan aramalardan aldıkları bilgileri sakladıklarını belirtti. Bir noktada muhabirler, polis istasyonundaydı ve soruşturma için ipuçları olabilecek ve değerli bilgileri saklayabilecek telefonlara özgürce cevap veriyorlardı. Fakat başka bir teoriye göre Los Angeles Polis Teşkilatı içindeki kıskançlık ve çekemezlik de cinayetin çözülememesinde etkiliydi. Hatta bir polisin, şüphelilerden birini kendi isteği dışında ve avukatıyla iletişime geçmesine izin vermeyerek sorgulaması ve suçu itiraf ettirmeye çalışması yüzünden o ana kadar edindikleri bilgileri kullanamaması da söylentiler arasında.

İlham Kaynağı Olarak Black Dahlia Cinayeti

Günümüzde dosyaları hala halka kapalı olan Black Dahlia cinayeti, dünyadaki en ünlü çözülmemiş cinayet vakalarından biridir. Suçun korkunç doğası, kötü şöhretini güçlendirmeye yardımcı oldu. Yıllar geçtikçe yeni kanıtlar bulundu, ancak çoğu hala bunun asla çözülemeyecek bir cinayet olduğuna inanıyor. Bu cinayetle alakalı birçok kitap yazıldı ve film yapıldı. En bilinen film, Brian De Palma’nın yönettiği, Scarlet Johansson ve Josh Hartnett’ın oynadığı, 2006 yapımı The Black Dahlia’dır. /Büşra Can

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse İDAM EDİLEN EN GENÇ İNSAN yazımıza bakabilir. Ayrıca bizi Instagram ve Twitter’dan takip edebilirsiniz.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

Friends: Yeniden Buluşma

Sonraki

Köprü Bilmecesi