Türk Kültüründe ”Tanrı’nın Millet Yok Olmasın Diye Yarattığı Kişiler” Kadınlar

Ülkemizde ve dünyada Tarih bilimi ile ilgilenen, Tarih üzerine araştırmalar yapan ve Tarih okumayı hobi edinmiş birçok insan bilir ki Herodotos ve Marcus Iunianus Iustinianus’un anlatıları ile günümüze kadar adını getirmiş Saka-İskit Kraliçesi Tomris Hanım ilk bilinen Türk Kadın Hükümdarıydı.

Fakat bildiklerimiz yalnızca buz dağının görünen kısmı, oysaki buz dağının görünmeyen kısmı bu tür hassas konularda daha büyük önem taşımakta.

Türk

En Güçlü Şamanlar Türk Kadınlarından Oluşur

Çok Tanrılı ve Şaman inanışlarını benimsemiş Asya Türk toplumların’daki anlayışa göre “Erkeklerden farklı fiziksel özelliklerinin bulunması, doğurgan oluşları(bereket anlamına gelmektedir) ve duygusal olarak hislerinin kuvvetli olmasından ötürü en kudretli şamanlar genellikle kadınlardan oluşmaktaydı.

türk

Türk Abidelerinde Kadınlara Atıf

Kültigin Abidelerinde “Tanrı Türk Milleti yok olmasın diye yarattığı kişiler arasında” İlbilge Hatun’un adını vermiş , Bilge Kağan Abidesinin Doğu Cephesinde ise “Türk Milleti’nin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı, annem hatunu yükselten Tanrı” yazısı göze çarpmaktadır.

Sosyal Hayat’ta Kadın’ın Yeri

Göçebe toplum olan Asya Türklerinde bir anlayış ortaktır, doğan çocuğun cinsiyeti önemsizdir. Sebebi ise yerleşik bir yaşam benimsenmediği için ve olası herhangibi bir savaşta obanın yönetimi, varsa çocuğun bakımı gibi önemli konularda kadınlara bir hayli yük binmektedir. Bu sakın yanlış anlaşılmasın lakin kadın çocuğunu büyütürken kılıç, kalkan, mızrak, ok ve yay eğitimlerini de vermektedir.

Bir bakışla da kadınlar aslında savaşçıdır. Doğan çocuğun cinsiyetini umursamamalarının bir diğer göstergesi de kadınların da savaşa katılmalarını örnek olarak söyleyebiliriz. Erkek çocuğu da kız çocuğu da aynı eğitimleri almaktadır. Göçebe bir toplum tam anlamıyla medeniyetini oluşturamaz fakat anlayışını oluşturabilir. Erkekler savaşa giderken obada kalan kadınlar meclise geçer ve Kağan’ın eşi tarafından oba ile ilgili birçok karar tartışmaya sunulur, kararı kesinleştiren kişiler de kadınlardır. Uzun lafın kısası dışişlere erkekler bakarken içişlere kadınlar bakmaktadır. Tabi bu tabulaşmamış bir anlayıştır.

Aile İçerisinde Kadın

Aile içerisinde ne kadar tartışma çıkarsa çıksın erkek kadını asla evden kovmaz, kovamaz. Uzlaşma yolu her türlü bulunur. Eşini kaybeden kadın ise evlenmez veya baba evine dönmez. Kendi çocuğu ve torunları varsa onları bir savaşçı gibi eğitir, avcılığı öğretirdi eğer çocuğu ve torunu yoksa obada bulunan diğer çocukları eğitirdi ve obada söz sahipliği devam ederdi. Birçok yazıtta da “Ana” sözcüğü “Baba” sözcüğünden önce kullanılması ev ve oba içinde kadının değerini ve önde gelen kişi olduğunu gösterir niteliktedir.

Kadın Anlayışının Değişimi

Kadın birçok alanda erkeğin görevini üstlendiği için, Kağan buyruklarında, yazılı metinlerde ve söylemlerde Kağan’ın ardından eşinin de adı ve ünvanı söylenilir bazı durumlarda önce Kağan’ın eşinden bahsedilir. Bu anlayış kadının gücüyle ve azmiyle erkeğe ilham vermesinin anlayışını doğurmuştur.

Diplomasi ve Devlet Yönetiminde Kadın Gücü

Kadın anlayışının değişimi ile tabiri caizse bulunmadığı masa kalmamıştır. Kağan tarafından imzalanan karar ve emirnamelerde Hatun’un imzasıda eklenmiş, Kağan tahta çıktıktan sonra ise eşi için tören düzenlemesi zorunlu hale gelmiştir hatta hatun öldüğünde de cenaze töreni yapılır ve yas tutulurdu bunların yanı sıra yabancı elçilerin kabulünde Kağan’ın sol yanında Hatun’u bulunurdu.

türk

Çin ile ilk anlaşmayı Mete Han’ın Hatunu, Büyük Hum İmparatorluğu adına imzalamıştı.

Boarak Hatun’dan bahsedilmemesi ne acı. Sabirler’in hükümdarı Balak Han’ın ölümü üzerine tahta hatunu Boarak(Boğarık) Hatun çıkmıştır, yaklaşık 100.000 kişilik orduyu ve devleti iyi yönettiğinden ötürü diğer İmparatorluk ve Devletler tarafından tanınmış ve Bizans İmparatoru 1. Justinus ile bizzat anlaşma yapmıştır.

Coğrafya değişse de anlayış değişmiyor elbet.

Avrupa Hun İmparatoru Attila’nın Hatunu Arıg Han elçileri önce kendisi kabul eder ardından meclise geçip kararı Kağan ile birlikte verirdi.

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse Anadolu’daki Sanat’ın Tarihine Ufak Bir Yolculuk yazımıza bakabilir. Ayrıca bizi Instagram ve Twitter’dan takip edebilirsiniz.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

Teknoloji Obezitesi

Sonraki

Vazgeçtim