f

Alışık Olmadığımız Bir Derbi

Süper Lig’in 3. haftasında hiç de alışık olmadığımız bir derbi izleyeceğiz. Gerek ligin erken safhalarında oynanacak olması, gerek taraftarların tribünlerde değil, evde olacak olması bu maçı farklı kılıyor. Tabi ki bu faktörler rekabeti düşüren şeyler olsa da eninde sonunda bir Galatasaray – Fenerbahçe maçı söz konusu. Bu maçın ateşli geçmesi için 11 parçalı ve 11 çubuklu forma yeterli olacaktır.

Galatasaray’ın Yükselişi

Ev sahibinden başlayalım, geçen sezonu kötü kapatan Galatasaray yeni sezona hızlı bir giriş yaptı. Süper Lig’in ilk maçında evinde Gaziantep FK’yı ağırlayan sarı kırmızılı ekip, iyi oyun ve net skorla 3 puanı hanesine yazdırmıştı. Avrupa Ligi’nde ise zayıf rakibi Neftçi Bakü’yü, akabinde ligin son şampiyonu Başakşehir’i ve son olarak Hajduk Split’i yenen aslanlar yükselişini Fenerbahçe karşısında alacağı galibiyet ile devam ettirmek niyetinde.

Geçen seneden farklı olarak Galatasaray’da göze çarpan ilk değişiklik takımın durağan ve temposuz oynadığı futbolun daha kompakt ve dinamik bir oyuna dönüşmesi. Bunun ana sebeplerinden birinin bu sezon başında takıma gelen kondisyon antrenörü Scott Piri ve Terim’in yeni yardımcıları olduğu kanısındayım. Daha önce 2008 yılında Türk Milli takımında daha sonra Galatasaray’da 2011-2014 yılları arasında da Fatih Terim’in ekibinde bulunan ABD’li performans uzmanı, takımın üstünde duran tozları almış gibi duruyor.

Teknik ekibin yanı sıra Galatasaray tam 6 farklı transferle mevcut kadrosuna güç kattı. Omar Elabdellaoui, Arda Turan, Emre Kılınç, Fatih Öztürk, Oğulcan Çağlayan ve son olarak Etobo ile anlaşan Cimbom, transfer sezonu bitmeden bir orta saha almak istiyor.

Henüz sezonun çok başında olsak da performansıyla göz dolduran isimler mevcut. Geçen sene bekleneni veremeyen Younes Belhanda ve Taylan Antalyalı ligin başlamasıyla Galatasaray’ın orta sahada nicelik eksiğini, nitelikleriyle kapattılar. Ben de bu iki oyuncunun performansının Fenerbahçe karşısında sarı kırmızılı ekip için kritik olduğunu düşünüyorum.

Fenerbahçe’de Tek Çare Şampiyonluk

3 Haziran 2018’de rekor katılım sağlanan seçim sonucunda Fenerbahçe başkanı seçilen Ali Koç’un unutulmayacak bir vaadi vardı: “Ali Koç başkan, Fenerbahçe şampiyon!” 2018/2019 sezonunu hoca değişikliği, gelen sportif direktör Comolli ve yaptıkları transferlerle ligi altıncı bitiren Fenerbahçe, geçtiğimiz sezonu ise yedinci olarak tamamlamıştı.

Futbol otoritelerinin Fenerbahçe hakkında kesin bir yargısı var, “Bu takımın tek çaresi şampiyon olmak.” Fenerbahçe camiası da bunun farkında ki sezon başında Emre Belözoğlu’nun da katılımıyla büyük bir transfer harekatına giriştiler. Tam 12 futbolcuyu kadrosuna katan Fenerbahçe, adeta yeni baştan takım kurdu. Kadroya takviye edilen futbolcuların listesi şu şekilde:

  • Caner Erkin
  • Filip Novak
  • Nazım Sangare
  • Gökhan Gönül
  • Marcel Tisserand
  • Mauricio Lemos
  • Jose Sosa
  • Mert Hakan Yandaş
  • Mame Thiam
  • Enner Valencia
  • Sinan Gümüş
  • Mbwana Samatta

Ve en önemlisi Erol Bulut. Fenerbahçe bu iddialı transferleri yaptıktan sonra lige 3 puanla “merhaba” demişti. Çaykur Rizespor karşısında vasat altı bir oyunla gelen galibiyet taraftarları mutlu etse de, akıllarda soru işareti kalmasına sebep olmuştu. Ligin ikinci haftasında Hatayspor karşısında gelen golsüz beraberliğin ardından olumsuz eleştirilerin muhatabı oldu. Konuk ekibin maç içinde 9 kişi kalması, Fenerbahçe’ye çevrilen eleştiri okları arttırdı. Ben bu kadar karamsar bakmıyorum zira Fenerbahçe savunması Hatayspor’a karşı tek bir pozisyon bile vermedi. Süper lige yeni yükselen ve ligin ilk haftası son şampiyon Başakşehir’i yenen takım bu maçı şut atamadan tamamladı. Bu savunma performansını derbide göstermek Fenerbahçe için çok önemli. Olası bir öne geçme durumunda, skoru elde tutmak bu tarz büyük maçlardaki en kritik parametredir.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

Korkularınızdan Korkmayın!

Sonraki

Güzelliğiniz Reklamlara Bağlı!