İlk Uçuş Serüveni: Gökyüzüne Yolculuk

İnsanın yerden yükselip havada gezintiye çıkmasını mümkün kılacak yeterli bilgi ancak 18. yüzyılın ikinci yarısında elde edilebilmiştir. İnsanoğlu ilk kez bir balonla göklere yükselmenin yolunu aramış ve 1783 haziranında Montogolfier kardeşlerin Fas’taki Annonay kasabasında bıraktıkları içi sıcak hava dolu balon kısa sürede 2000 metre yükselmiştir. Kısa bir süre sonra uçurulan içinde koyun veya başka hayvanlar bulunan balonların hepsi kazasız belasız yere inebilmiştir. İlk uçuş serüveni böylece başlamıştır. Montogolfier Kardeşler balonlardan birine binselerdi ilk uçan kişiler olarak anılacaklardı fakat her iki kardeş de bu balona binmemiştir.

hayvanlarla ilk uçuş deneyimi

Göklere Yükselme Onuru

İlk kez göklere yükselme onuru 1783 kasımında Paris’ten içi sıcak hava dolu balonla havalanan ve uçuşu başarıyla tamamlayıp yere inen Marki Arlandes ile Pilatre de Rozier adlı iki yürekli Fransız’a aittir. İnsanlarla gerçekleştirilen ilk uçuş, dünyaya çok farklı bir ufuk kazandırmış, havadan daha hafif hava araçlarının çoğu işte böyle gelişmeye başlamıştır.
Blanchardın Manş Denizinin üzerinden uçması, yüzyılın sonunda düş gücü kuvvetli Thilorier adlı bir Fransız harekete geçirerek Napolyon için İngiltere’yi hem havadan hem de denizden yapılacak saldırılarla istila etmek için plan hazırlamasına neden olmuştur. Thilorier, balonların kaldırma gücünü yanlış hesaplamış olacaktı ki askerler yüklü balonların yerden 1 santimetre yükselmesine bile olanak yoktu.

napolyon’un askerleri için gerçekleşemeyen ilk uçuş

Kısa bir süre sonra balonun içini dolduran sıcak havanın yerini ilk kez 1767’de Edinburg Üniversitesinden Dr. Joseph Black tarafından ileri sürülen hidrojen gazı almıştır. 1804’te içinde insan bulunan bir balon ilk kez 7000 metre çıkmış ve bu rekor İngiltere’de bir balonda 10.300 metreye çıkıldığı 1862 yılına kadar kırılamamıştır. Balon 10.300 metre yükselmişti ama içindekiler soğuktan ve oksijen yetersizliğinden neredeyse öleceklerdi.

Gökyüzüne Yolculuğun Mucitleri

İnsanoğlu artık havalara yükselebiliyorsa da balonlar ancak rüzgarın etkisi ile hareket edebiliyordu. Balona yön verilmesi amacıyla yapılan motorların tümü çok ağır olduğu için gerekli güce de sahip değildi. 1852’de bir Fransız mühendisi Henri Giffard’ın yaptığı buhar makinesi ile çalışan ve insan taşıyan hava gemisinin hızı saatte ancak 11 kilometreydi. İkinci hava gemisi 1897 yılında deneme sırasında alev alarak yandığında doktor ve yardımcısı hayatlarını kaybettiler.

uçuş gemisi

Artık havadan daha ağır uçma makinelerinin geliştirilmesi üzerinde duruluyordu. Daha 1863 yılında bazı asit kanatlı, helikopter tipinde uçuş aracı planlanmış ve birkaç tane de yapılmıştı ama araçların uçmasını sağlayacak kadar hafif güç mekanizması geliştirilmemişti. Bu nedenle, havada kayarak uçmak konusu üzerinde durmak gerekiyordu.

Havada Kayarak İlk Uçuş ve Kaybedilen Bir Mucit

Havada kayarak uçmak için ortaya Otto Lilienthal adında yürekli ve akıllı bir Alman çıktı. Glasgow Üniversitesinin Gemi mühendisliği öğretmeni Percy Pilcher, 1895 yılında planörle deneme uçuşlarına başladı. Oldukça başarı sağladıysa da kendisini destekleyebilecek kişiler Pilcher’in hayatını tehlikeye atmasından endişe duydukları için gerekli yardım yapmadılar. Pilcher 1899’da Hawk adını verdiği en yeni planörü ile gösteri uçuşu yaparken tellerden biri koptuğunda araç yere çakıldı ve kendisi de komadan çıkamadan iki gün sonra öldü.

percy pilcher planörüyle

Hiram Maxim adına akıllı bir Amerikalı mühendiste bir uçak yapmıştı ve hafif buhar motorlarını geliştirmek için büyük çaba harcamıştı. Uçağını uçurmak girişiminde bulunmayıp kaldırma kapasitesini yerde ölçmeyi tercih etti. Yapılan denemeler uçağın hava alınabileceğini göstermişti.

Yüzyılın sonuna hafif motorların geliştirilmesi, havadan hafif ve havadan ağır araçlara duyulan ilgiyi arttırmıştı. Havadan daha hafif hava gemisi, temelden daha yararlı gibi görünüyordu. Havada durabilmek için hıza ihtiyacı yoktu ve kontrolü de daha kolaydı.
Santos-Dumont, Saint-Cloud’dan havalanarak Eyfel Kulesinin çevresinde dönüp kalkış yerine dönebildiği için 1901 yılında Deutsch Ödülü’nü aldı. Kentin üstünde alçaktan uçup durduğunda Parisliler artık Santos-Dumont hava gemilerini iyi tanıyorlardı ve birçok kişi, gelecekte hava gemilerini hava ulaşımı için kullanacaklarına inanmaya başlamıştı.

paris halkını uçuşun mümkünlüğüne inandıran hava gemileri

Modern Uçaklar: Jet Motorlarla İlk Uçuş

Motorlu uçakların öncüsü olarak Wright Kardeşler anılmaktadır. 1.Dünya Savaşı sırasında bu icat bir savaş aracı görülmüş, Almanlar tarafından çokça kullanılmıştır. 1919 yılında Atlantik Okyanusu’nu geçen ilk uçuş yapılmış, 1929 yılında ise büyük bir gelişmeyle jet motorlar bulunmuştur. Uçakların gelişimi 2.Dünya Savaşı’nı da fazlasıyla etkilemiştir. 1947 yılında ses hızını geçebilen uçağın da yapılmasıyla uçaklar günlük hayatın içine yerleşmeye başlamıştır. Seyahatlerde, ticari taşımacılıkta ve savunma sanayisinde kullanılan bu icat adeta insanlığa yön vermiş, hayat tarzını değiştirmiştir.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

Lamborghini ve Çiftçilikten Dünya Markasına Yolculuğu

Sonraki

Ninja Kaplumbağalar Aslında Kimdir?