kapak fotoğrafı

Evrim Teorisi’nin Yüzyıllar Öncesinde Öngördüğü Fosil; Tiktaalik Rosea

Charles Darwin’in, (Wallace’ın da Evrim Teorisi’ne katkısı büyüktür) 1858 yılında tüm dünya ile paylaştığı Evrim Teorisi, oldukça iddialı bilimsel öngörüler içermektedir. Deney ve gözlemler ile, uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda hazırlanan Evrim Teorisi, dönemin insanlarının duymaya hazır olmadığı cümleleri bir bir yazıya dökmüştür. 19. yüzyılda ortaya atılan bu teori Darwin ve Wallace’ı yanıltmamış ve 21. yüzyılda yapılacak bir keşfi yüzyıllar öncesinden öngörmüştür. Tiktaalik fosili hakkında konuşmadan önce, Evrim Teorisi’nden kısaca bahsetmek gerekmektedir. 

evrim teorisi

Charles Darwin, Beagle isimli bir gemi ile, Galapagos Adaları’nda seyahate çıkmış ve Daphne Major adasındaki İspinoz kuşları üzerinde gözlemler yapmıştır. Darwin’in gözlemleri, Evrim Teorisi’ni geliştirmesine büyük katkı sağlamıştır. Aynı adada yaşayan İspinoz kuşları, (14 farklı ispinoz türü vardır) farklı gaga yapılarına sahiptir. Kuşların gaga yapıları, besinlerini yiyebilmelerine fayda sağlayacak şekildedir. Bazı türlerin gagası uzun, bazı türlerin kalın bazılarının ise incedir. Her farklı gaga yapısı, farklı bir besin demektir. Yani gaga çeşitliliği besin çeşitliliği anlamına gelmektedir. Adada yapılan çalışmalar günümüzde de devam etmektedir. 

evrim teorisi
bir ispinoz kuşu

Evrim Teorisi Paylaşılması

Darwin’in Evrim Teorisi’ni açıklama hikayesi oldukça ilginçtir. Darwin Evrim Teorisi görüşlerini uzun yıllar boyu biriktirmiş fakat insanlar ile paylaşmamıştır. Darwin’i harekete geçiren şey aldığı bir mektup olmuştur. Alfred Wallace, Darwin’in Galapagos Adaları yolculuğundan ilham almış ve kendi gözlemlerini yapmak için Darwin’inkine benzer bir yolculuğa çıkmıştır. Wallace, yaptığı gözlemler sonucunda Doğal Seçilim Teorisi’ni bulmuştur. Teoriyi bulması Darwin’den bağımsız gelişmiştir. Wallace, Doğal Seçilim Teorisi’ni insanlara açıklamak konusunda tereddütler yaşamış ve Darwin’den yardım istemeye karar vermiştir. Aldığı mektupta kendi görüşlerinin neredeyse aynısının yazıldığını fark eden Darwin, ismini tarihe “Doğal Seçilim Teorisi’nden bahseden ilk kişi” olarak yazılacak kişinin sadece Wallace olmasını istememiş ve 1858 yılında teorisini yayımlamaya karar vermiştir. Kendi yazdığı makalenin yanında Wallace’ın makalesinin de yayımlanmasına karar veren Darwin, bu hareketi ile etik ahlakını insanlara göstermiştir.  

Evrim Teorisi’ni rakip teorilerden ayıran ve kendisine artı özellik kazandıran bir yanı vardır. Teori’nin ilkeleri sınanabilir niteliktedir. Ortaya atılmasının üstünden 146 yıl geçen Evrim Teorisi, öngörü gücünü tüm dünyaya kanıtlamış ve 2004 yılında yapılan bir keşif hakkında 1858 yılında bilgi vermiştir.  

Teori, farklı yaşam formları arasında geçiş türlerinin olması gerektiğini söylemektedir. 2004 tarihinde, Kanada üzerindeki buzullarda keşfedilen Tiktaalik fosili ara tür bir canlıdır ve 375 milyon yıl yaşındadır. Sudan karaya geçiş formunun bir kanıtı olan fosil, “fishapod” yani ayaklı balıktır. Kara üzerinde de yaşayabilen bir balık olan Tiktaalik çeşitli kara-su canlısı özelliklerine sahiptir. Sahip olduğu pullar, solungaçlar ve yüzgeçler onu bir balık yaparken yassı başı, belirgin omuz ve bilek kemikleri onu timsah yapmaktadır. Yüzme konusunda balık ustalığına sahip olan bu canlı, karada dört ayak üzerinde yürümek konusunda da timsah becerisine sahiptir.

Akciğerleri, omurgası ve hareket yeteneğine sahip bir boynu vardır. Shubin ve ekibinin yaptığı kazıların meyvesi olan Tiktaalik Rosea, Evrim Teorisi’nin öngörü gücünü gösteren ve geçiş formunun varlığını kanıtlayan son derece önemli bir keşiftir. Ara formlara örnek olacak farklı fosiller de bulunmuştur ve çalışmalar devam etmektedir. 

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse Mısırlıların Mumyalama Tarihi yazımıza bakabilir. Ayrıca bizi Instagram ve Twitter’dan takip edebilirsiniz

KAYNAKÇA

https://www.evrimagaci.org

https://tr.vikipedia.org

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

Çevre Kirliliğinde İnsan Etkisi

Sonraki

Sylvia Plath: Ölümü de Kalemi Kadar Güçlü Bir Kadın