Williams Sendromu (Mutluluk Hastalığı)

Bazı insanlar ne kadar acı yaşarsa yaşasın yüzünde tebessüm eksilmezken bazı insanların da gözyaşı kadar kahkahası vardır ve bu tür davranışları sergileyen insanlara genelde “çok güçlüsün” veya “pozitifsin” diyoruz. Belki de bu tür tutumları bizler sergiliyoruz fakat bu tutumlar bazen bir Williams sendromu olabiliyor.

Peki nedir bu sendrom? Pozitif olmak için illa bu sendroma mı ihtiyacımız var? diye sorular elbet çok olası fakat bu tutumlar psikoloji’de Williams Sendromu olarak literatüre geçmekte. Bir diğer adı ise Mutluluk Hastalığı.

sendromu

Bu sendromun biraz ayrıntılı tutumlarına bakıp, bizi üzerek mi güçlendirdiler yoksa biz birer Mutluluk Hastası mıyız öğrenelim.

1961 yılında ilk kez tanısı koyulan bu sendrom ismini ilk bulguyu bulan doktorlardan birisi olan Williams’dan almaktadır. Williams ve Bauren birçok nörolojik, fiziksel ve psikolojik etmenin sonucunda bu ortaya çıkan veriler ile bulgulara ulaşmışlardır.

Bulguları

Peki bu bulgular nasıl oluşuyor? 7 numaralı kromozom çiftinde oluşan bir eksiklik sebebi ile bu bulgunun oluşum sürecini başlıyor aslında. Kas gelişiminde etkili olan Elastin genidir ve bu gen zorunlu genlerden birisidir, Elastin geninin eksikliği de bir diğer bulgu olarak karşımıza çıkıyor. Beyinde bulunan dokularca bolca bulunan Kinaz proteininin olmayışı veya çok az oluşu da diğer önemli bulgu olarak karşımıza çıkıyor.

Etkileri

Bulgular tamam ama bu bulguların fiziksel ve davranışsal hiç etkisi yok mu? Tabiki de var, hem de kesin bir şekilde. Bu sorunun cevabını verince, hayatında pozitif olmayı tercih eden, çevresindekilerin ömrünü pozitifliğiyle deyim yerindeyse uzatan, konuşurken bile umutlandıran, kahkahasıyla neşe saçan ve bunları birçok acılar çekmesine rağmen yapan insanlara güçlü insanlar demeye devam edeceğiz.

Çünkü bu hastalık 15.000 ile 30.000 kişiden yalnızca 1 tanesinde görülebilmekte ve kronik hastalık durum teşkil etmemekte.

Fiziksel Özellikleri

Fiziksel olarak yüz hatlarında oluşan bazı özellikler ile Mutluluk Hastalığı olan insanlara elf veya peri diye benzetmeler yapılmakta. Yüz hatlarında dolgun yanaklar, gözleri birbirine yakındır ve çekiktir, geniş ağız yapısı, kulaklarda oluşan sivrilikler ve dişlerde görülen farklılıkların yanı sıra burunlarının ucu sivriyken burun ile üst dudak arasındaki kısım basıktır.

Malesef ki Mutluluk Hastalığı olan bireylerin bebeklik hatta çocukluk dönemleri sancılı geçmektedir. Başta kalp rahatsızlıkları, denge zorluğu, uyku ve beslenme problemleri bolca yaşamaktadırlar. Fiziksel özellikler malesef ki bebeklikte pek belli olmamaktadır.

Sosyal Yaşamdaki Yaklaşımları

Bu kadar negatif konuşma yeter birazda Williams Sendromu yaşayan bireylerin hayatımızdaki yokluğuna üzülelim lakin güvenebileceğimiz en iyi insanlar onlardır. Sarılmayı, koşulsuz şartsız sevmeyi, mutluluk aşılamayı, yalan söylememeyi, karşılıksız paylaşımı ve verilen sözlerin yerine getirilmesini, her vicdani konuda hassasiyeti kendileri tercih etmezler. Bu özellikler ile donatılmış şekilde doğarlar.

Sanatsal Kişilikleri

Kültürel faaliyetlerde Williams Sendromu yaşayan bir birey aslında sizin en samimi rakibiniz olabilir lakin kendilerinin görsel ve işitsel hafızaları çok ama çok kuvvetlidir. Siz bir şarkının sözünü elli kere tekrarlayıp öğrenemezken Williams Sendromlu bir birey daha kısa sürede notasıyla birlikte ezberleyip karşınıza çıkabilir hatta size de öğretebilir.

Müziğin yanında dans etme konusunda da ritim kulakları gelişmiş olduğu için başarılı olmama gibi ihtimalleri bulunmamaktadır.

Tedavi Yöntemleri

Williams Sendromu’nun kesin bir tedavisi malesef yoktur. Fakat bu sendromla doğan bireyin kaliteli ve sağlıklı yaşam sürdürmesi için tedbir amaçlı bazı tedaviler uygulanmaktadır.

Eğitim hayatlarında ise geri kalmamaları için hastalığın durumuna göre eğitim programları düzenlenmektedir. Bu sendrom ile hayata gözlerini açan bireylere ortalama 4 yaşına kadar tanı konulur ve bu sendrom cinsiyet fark etmeksizin her cinsiyette görülebilir.

Bu yazı ilginizi çektiyse Psikolojik Sorun:Anksiyete Bozukluğu nedir? yazımıza bakabilir. Ayrıca bizi Instagram ve Twitter’dan takip edebilirsiniz.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki

Otoriteye İtaat Deneyi (1961)

Sonraki

Porselen Bebeklerin Tarihi