Cam Tavan

Cam Tavan Kavramı

1970’li yıllarda ABD’de ortaya çıkan cam tavan kavramı ‘örgütsel önyargılar ve kalıplar tarafından yaratılan, kadınların üst düzey yönetim pozisyonlarına gelmelerini engelleyen görünmez, yapay engeller’ şeklinde ele alınmaktadır. Bu kavram kadınların yönetici olma konusunda sıkıntı yaşadığı tüm kurumlarda, kamu kurumlarında, farklı şirketlerde, eğitim kurumlarında ve hatta kar amacı gütmeyen kuruluşlarda söz konusudur. Cam tavan kavramının kullanımı ise bu yaşanan sıkıntıların belirsizliğine işaret etmektedir, kastedilen görünür bir ayrımcılığın söz konusu olmamasıdır. Alice H. Eagly ve Linda L. Carli “Through the Labyrinth: The Truth About How Women Become Leaders” adlı kitaplarında cam tavan yerine, cam labirent kelimesini kullanarak durumun karmaşıklığını da açıklamışlardır.

cam tavan

Cam tavan benzetmesinde, iş yerinde hiyerarşik olarak yükselmenin yanı sıra, aynı işi yapmasına rağmen daha az ücret alan kadınlar da kastedilmektedir. Bu görünmez bariyerler sebebiyle, kadınlar işlerini en iyi şekilde yapsalar dahi, sıra hiyerarşik olarak yükselmeye veya ücret artışı almaya geldiğinde, kadınlar erkeklere göre daha dezavantajlı olmaktadırlar.

Kadınların ve erkeklerin iş dünyasındaki maaşı, ücretli annelik ve babalık izni, yükseköğretimdeki durumları, iş gücüne katılım oranı, maaş farkı, şirketlerin yönetim kurullarındaki ve meclislerdeki kadın sayısı dahil birçok faktöre göre belirlenen Economist’in Cam Tavan Endeksi, 30 farklı ülkede kadın-erkek eşitliğinin ne durumda olduğunu göstermektedir. Listedeki en başarılı ilk üç ülke, başarı oranlarıyla birlikte İzlanda (%82,6), Norveç (79.3), İsveç (%79) olarak belirlenmiştir. Türkiye ise %27’lik bir başarı oranıyla 29’uncu sıradadır. Buraki istatiktiklere göre ülkemizde kadınlar erkeklerden %20 daha az maaş almaktadır. Türkiye nüfunun yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen, yönetici pozisyonlarındaki kadın sayısı %12,2 gibi yüz kızartıcı bir orandadır. TBMM’nin kendi sitesindeki bilgiye göre ise kadın milletvekillerinin oranı % 17,26’dır.

Birçok ülke yasalar ve akademik çalışmalarla kadın-erkek eşitliğini sağlamaya çalışsa da, iş hayatındaki eşitsizlik maalesef hala yoğun bir şekilde devam etmektedir. İş dünyasında kadın-erkek eşitliğinin sağlanabilmesi için ülkemizdeki bütün çocukların eğitime eşit bir şekilde ulaşması sağlanmalıdır. Eğitim eşitliği sağlanmadıkça çıkan hiçbir yasa, kutlanan hiçbir Dünya Kadınlar Günü ülkemizde kadınları gerçek anlamda erkeklere eşit hale getiremez.

bu yazı ilginizi çektiyse Bhopal Felaketi! (1984) yazımıza bakabilir. Ayrıca bizi Instagram ve Twitter’dan takip edebilirsiniz

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Önceki

Dinin Yıldızı Necmettin Erbakan

Sonraki

Psikolojik Sorun:Anksiyete Bozukluğu nedir?